2 Ocak 2013 Çarşamba

Üniversitelerin Yeniden Yapılandırılması


ÜNİVERSİTELERİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI
Mehmet Yapıcı
Amasya Üniversitesi
myapici69@gmail.com

Türkiye’de 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından 1981’de 2547 sayılı yasa ile kurulan ve varlığını ne yazık ki korumaya devam eden YÖK; öyle görünüyor ki sonunda ortadan kaldırılacaktır. Yapılan tartışmalara ve tartışmaları ortaya koyan irade açısından bakıldığında yerine konulması düşünülen kurum (adı ne olursa olsun) post-modern bir YÖK olacak gibidir. Bu yönü ile bakıldığında “belki YÖK yerinde kalsa daha iyi olacak” bile denilebilir. Bu nedenle; bütün maddi ve manevi ruhu ile YÖK ortadan kaldırılacaksa yerine konulan organ ülkenin gereksinimlerine yanıt verecek ve geleceği şekillendirerek öncülük yapabilecek bir yapıda oluşturulmalıdır. Bu yeni yapının temel paradigması mutlak özgürlük değil denetimli özgürlük ve katılımcı demokrasi olmalıdır. Ve ayrıca siyasal değerlerin üstünde bilim felsefesi ve bilimsel düşünce ile donatılmış bir örgütlenme olmalıdır. 
 Bu bağlamda; öncelikle YÖK, Yüksek Öğretim Koordinasyon Kurulu (YÜKOK) olarak yeniden yapılandırılmalıdır. YÜKOK’un temel görevi, kamu fonlarını adil belirlenmiş kurallar çerçevesinde üniversitelere dağıtmak, üniversitelerin personel gereksinimi için kurumlar arası koordinasyonu sağlamak ve bir akreditasyon kurumu gibi çalışarak üniversiteleri değerlendirerek 2 yılda bir üniversitelerin akademik ve ekonomik karnesini oluşturmaktır. Bu kurulun üyeleri, her üniversiteden gizli oyla seçilerek gelen profesörlerden oluşur. Profesörler kurulu kendi içinden 7 kişilik bir üst kurul seçer, bu seçilen 7 kişilik üst kurulun başkanlığına Bakanlar kurulu tarafından bir defaya mahsus 5 yıllığına bir profesör atanır. Üst kurul başkanının kurulda oy hakkı yoktur. Profesörler kurulu 4 yıllığına bir defaya mahsus olarak seçilir. YÜKOK yasa ile belirlenmeli, yönetmeliklerle genel çerçevesi oluşturulan görevleri ayrıntılandırılmalıdır.
YÜKOK belirlendikten sonraki aşamada ise üniversitelerin akademik, yönetsel ve mali özerklik (özgürlük) sorunu çözülerek çağdaş ve modern bir üniversite yapısı oluşturulmalıdır.
1.Akademik Özgürlük: Öğretim elemanlarının hiçbir otorite korkusu olmadan, işten atılma endişesi duymadan, bilimsel gerçekleri yazma, söyleme ve yayınlama özgürlüklerini ifade etmektedir. Ayrıca akademik özgürlük, dışarıdan bir baskı olmadan, yüksek öğretim kurumlarının kendi akademik politika ve uygulamalarını belirleyebilme özgürlüğüdür.
Üniversitenin nitelik açısından kalitesi ile sahip olduğu “akademik özgürlük düzeyi arasında doğrusal bir ilişki vardır. Bugün batı üniversitelerini öne geçiren en temel niteliğin akademik özgürlük anlayışı olduğu ileri sürülebilir. Bir üniversite öğretim elemanı bir makale yazarken, kitap yazarken, ders verirken, akademik bir toplantıda görüşlerini açıklarken, araştırma bulgularını yorumlarken, eğer herhangi bir nedenle kendini kısıtlıyorsa, çekiniyorsa ya da korkuyorsa, orada akademik özgürlükten bahsedilemez. Aynı şekilde; bütün bu bahsi geçenler öğrenciler için de geçerlidir. Öğrenciler de; öğretim elemanlarının sahip oldukları hak ve hürriyetlere aynı oranda sahip olmalıdırlar. Bu nedenlerle; bütün özgürlükler gibi, akademik özgürlük de yasalarla güvence altına alınmalıdır.
2.Yönetsel Özerklik: Bir yüksek öğretim kurumu; öğrencisi, öğretim elemanı ve idari personeli ile bir bütündür. Bu bütünde herkesin söz söyleme hakkı vardır. Dolayısı ile üniversitenin en üst yöneticisi olan REKTÖR; üniversitede çalışan akademik ve idari personel ve üniversiteye yeni başlayan hazırlık veya 1. Sınıf öğrencileri hariç; lisans ve lisans üstü öğrencilerin de gizli oy kullanacağı bir seçimle belirlenmeli ve en yüksek oyu alan adayın ataması Yüksek Öğretim Koordinasyon Kurulu (YÜKOK) tarafından denetlenerek (yasa/yönetmelik ile belirlenmiş kurallara uygunluk açısından) Cumhurbaşkanlığına sunulmalı ve atama Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından yapılmalıdır. Rektör aynı üniversitede ancak 1 defaya mahsus 5 yıllığına seçilmelidir. Rektör; kadrolu olarak çalıştığı üniversite dışında bir üniversitede ancak rektör adayı olabilir. Bir rektör seçildiği üniversitede görevi sona erdikten sonra bir başka üniversitede rektör adayı olabilir. Rektör; Üniversite öğretim elemanları arasından bir öğretim elemanını “Genel Sekreter” olarak atar. Genel sekreterin görevi rektör ile birlikte biter. Genel sekreter yeniden atanabilir.
                Rektör belirlendikten sonraki iş; dekan/müdürleri belirlemektir. Dekanlar/Müdürler; ilgili üniversitenin kadrolu profesörleri arasından 3 yıllığına ilgili birimin öğrenci ve öğretim elemanlarının gizli oyu ile belirlenir ve ataması rektör tarafından yapılır (Bir dekan/müdür üst üste olmamak kaydı ile tekrar dekan/müdür olarak seçilebilir). Üniversite enstitü ve araştırma merkezi müdürleri ilgili üniversite öğretim üyeleri arasından doğrudan rektör tarafından 3 yıllığına atanır. Enstitü ve Araştırma merkezi müdürleri tekrar atanabilir.
                Dekan/müdür belirlendikten sonra yapılacak iş bölüm başkanlarını seçmektir. Bölüm başkanı ilgili bölümdeki öğretim elemanlarının gizli oyu ile seçilir ve ataması dekan tarafından yapılarak rektörlüğe bildirilir. Bölüm başkanı tekrar aday olup seçilebilir. Bölüm başkanı anabilim dalı başkanlarını ilgili anabilim dalındaki en kıdemli öğretim üyeleri arasından 5 yıllığına seçer ve dekanlığa bildirir. Anabilim dalı başkanı ikiden fazla  atanamaz.
                Yardımcılıklar (rektör, dekan/müdür, bölüm başkanlığı yardımcılıkları) yöneticinin tasarrufundadır. İlgili yöneticinin görev süresi bittiğinde yardımcılıklar da otomotik olarak son bulur.
                Üniversite senatosu, Rektörün başkanlığında Üniversitenin idari ve mali yönetimi ile ilgili kararları alır ve uygular. Senato; dekanlardan (doğal üye), öğrenci temsilcisinden (1 yıllığına ve 1 defaya mahsus seçilir) ve 2 yıllığına (en fazla 3 defa) fakültelerin öğretim elemanları arasından ilgili birim öğretim elemanlarınca gizli oyla seçilmiş üyelerden oluşur. Üniversite içi diğer kurul ve organların seçimini senato belirler ve uygular.
3.Mali Özerklik: Üniversitenin bütçesi öğrenci sayısı ve öğretim elemanı sayısı gözetilerek kamu fonlarından YÜKOK tarafından belirlenerek TBMM’ye sunulur. Ayrıca, üniversite mali bütçesine artırmak için senato kararı ile YÜKOK kararlarına uygun olarak iktisadi işletmeler oluşturabilir. Üniversiteler, kendi döner sermayesini oluşturarak bilimsel ve akademik projeler üretebilir. Ayrıca YÜKOK tarafından belirlenen kurallar çerçevesinde bağış toplayabilir. Bunların denetimi ve nasıl harcanacağı üniversite senatolarınca belirlenir. 
Yukarıda genel çerçevesi oluşturulan üniversite yapılanmasına uygun olarak akademik personel seçimi şu şekilde yapılmalıdır. Her üniversite senatosu, genel çerçevesi YÜKOK tarafından belirlenen ölçütler doğrultusunda, araştırma görevlisi seçimi ve lisans üstü eğitimini sağlamakla sorumludur. Yabancı dil kriteri şu şeklide gerçekleştirilir; üniversiteye girecek akademik personel seçiminde bir defaya mahsus (üniversiteye veya lisansüstü eğitime girişte) sadece TOEFL (Test of English as a Foreign Language) sınavı kullanılır. TOEFL sınavlarından alınan puanların nasıl ve nerede kullanılacağına YÜKOK karar verir. Doktorasını bitiren ilgili kişi, üniversitelerde doktor ünvanı  ile çalışmaya başlar. Bu unvan ile lisans ve lisans üstü eğitim verebilir. Lisans üstü eğitimde yapılan tez jürilerinde sadece profesörler üyelik yapabilir. Doktor öğretim elemanı en az 5 yıl sonra bilimsel ve akademik yeterliliği yayınlarla denetlenerek, profesörler jürisinden yeterliliği tescillenenler YÜKOK tarafından profesör olarak atanır. Üniversite öğretim elemanları Öğretim üyelerinden (profesör ve doktor), Öğretim görevlisi (en lisans mezunu üniversitede uzmanlık alanında lisans düzeyinde ders vermeye yetkili kişi), Araştırma görevlileri ve uzmanlardan (ders verme yetkisi olmayan) oluşur. 
Sonuç
                Üniversite; ülkenin öncü itici gücüdür. Bu itici gücün toplumun şekillenmesinde bilimsel normlar çerçevesinde düzenleyici olabilmesi ancak onun özgür (özerk) olması ile mümkündür. Bu özgürlük sonsuz ve denetimsiz değildir. Dış denetimi; toplum, YÜKOK ve Sivil toplum kuruluşları yapacaktır. İç denetimi; öğrenciler ve öğretim elemanları yapacaktır.

Hiç yorum yok: